Bağımlılık ve Kaygı Bozukluğu: Sakinleşmek İçin Kullanmak

Bağımlılık ve Kaygı Bozukluğu: Sakinleşmek İçin Kullanmak

Kısa cevap: Kaygı bozukluğu yaşayan pek çok kişi, gerginliği yatıştırmak için alkol, esrar ya da sakinleştirici ilaçlara yönelir. Kısa vadede rahatlama sağlayan bu yol, uzun vadede kaygıyı artırır ve bağımlılığa zemin hazırlar. Kaygı ve bağımlılık birlikte değerlendirilip birlikte tedavi edildiğinde iyileşme şansı belirgin biçimde artar.

“İki kadeh içince ancak rahatlıyorum”, “Akşamları sakinleşmek için kullanıyorum”, “İnsan içine çıkmadan önce bir şey almam lazım”. Bu cümleler, kaygı ile madde kullanımının nasıl iç içe geçtiğini gösterir. Bu yazıda bu döngünün nasıl oluştuğunu ve nasıl kırılabileceğini anlatıyoruz.

Kaygı ve Madde Kullanımı Neden Bir Arada Görülür?

Kaygı bozuklukları, toplumda en sık görülen ruhsal sorunlar arasındadır. Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde madde kullanım sorunları daha sık görülür. Bunun en önemli nedeni, bazı maddelerin kısa sürede kaygıyı bastırmasıdır. Beyin bu hızlı rahatlamayı ödül olarak kaydeder ve kişi her gerginlikte aynı yola başvurmayı öğrenir.

Rahatlama Tuzağı

Alkol ve sakinleştiriciler ilk saatlerde gerginliği azaltır. Ancak etkileri geçtikçe beyin dengesini yeniden kurmaya çalışır ve bu kez kaygı eskisinden daha yoğun döner. Ertesi gün yaşanan huzursuzluk, kalp çarpıntısı ve uykusuzluk, kişiyi tekrar kullanmaya iter. Zamanla aynı rahatlamayı sağlamak için daha fazla madde gerekir ve kaygı giderek artar. Bu döngü, kaygının asıl nedenlerinin hiç ele alınmamasına da yol açar.

Hangi Maddeler Kaygıyı Artırır?

  • Alkol: Kısa süreli gevşeme sonrası kaygıda belirgin artış, uyku kalitesinde bozulma
  • Esrar: Bazı kişilerde, özellikle yüksek etkili ürünlerde panik atak ve paranoid düşünceler
  • Uyarıcılar: Çarpıntı, huzursuzluk, panik belirtileri
  • Sakinleştirici ilaçların kontrolsüz kullanımı: Hızlı tolerans ve bırakıldığında şiddetli kaygı
  • Yüksek kafein: Bağımlılık düzeyinde olmasa da kaygıyı tetikleyebilir

Kaygı mı Yoksa Yoksunluk mu?

Madde kullanımı sürerken ya da bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda yaşanan kaygının ne kadarının maddeye, ne kadarının altta yatan bir kaygı bozukluğuna bağlı olduğunu ayırt etmek zordur. Uzmanlar genellikle kişinin bir süre maddesiz kalmasını ve belirtilerin seyrini izlemeyi önerir. Kaygı belirtileri maddesiz geçen haftalara rağmen sürüyorsa, ayrı bir kaygı bozukluğu olasılığı güçlenir.

Birlikte Tedavi

Kaygı ve bağımlılık birlikte olduğunda iki sorunun da aynı anda ele alınması gerekir. Sadece maddeyi bırakmaya odaklanıp kaygıyı tedavisiz bırakmak, nüks riskini artırır. Tedavi planı genellikle şunları içerir:

  1. Hekim değerlendirmesi: Güvenli bırakma süreci ve gerekirse kaygı için bağımlılık riski taşımayan ilaçlar.
  2. Bilişsel davranışçı terapi: Kaygıyı besleyen düşünce kalıpları ve kaçınma davranışları ele alınır.
  3. Maruz bırakma çalışmaları: Kaygı yaratan durumlarla maddesiz baş etmek adım adım öğrenilir.
  4. Gevşeme ve nefes teknikleri: Maddenin yerini alabilecek sağlıklı rahatlama yolları geliştirilir.
  5. Nüks önleme: Kaygının yükseldiği anlar için önceden plan yapılır.

Maddesiz Sakinleşmenin Yolları

  • Diyafram nefesi: 4 saniye nefes alıp 6 saniyede vermek
  • Kademeli kas gevşetme
  • Düzenli yürüyüş ya da yüzme gibi ritmik egzersizler
  • Uyku düzenine özen göstermek
  • Kafeini azaltmak
  • Endişeleri yazmak için günde belirli bir “kaygı zamanı” ayırmak
  • Güvendiğiniz biriyle konuşmak

Sosyal Kaygı ve Alkol

Sosyal kaygı yaşayan kişiler özellikle toplantı, düğün ya da iş yemeği gibi ortamlarda alkole yaslanabilir. “Ancak içince konuşabiliyorum” düşüncesi zamanla sosyal ortamları alkolsüz düşünülemez hale getirir. Terapide bu inanç sorgulanır ve kişi küçük adımlarla alkolsüz sosyal deneyimler biriktirir.

Ne Zaman Destek Almalı?

Kaygınızı yönetmek için düzenli olarak bir maddeye ihtiyaç duyduğunuzu fark ediyorsanız, kullanmadığınız günlerde kaygınız belirgin şekilde artıyorsa ya da miktarı artırmanız gerekiyorsa bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiştir. Ücretsiz danışmanlık için Yeşilay’ın 115 hattı da bir başlangıç noktasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Alkol kaygıya iyi gelir mi?

Kısa süreli rahatlatabilir ama etkisi geçince kaygıyı artırır ve düzenli kullanımda kaygı bozukluğunu derinleştirir.

Kaygı için kullanılan ilaçlar bağımlılık yapar mı?

Bazı sakinleştiriciler bağımlılık yapabilir; ancak kaygı tedavisinde bağımlılık riski taşımayan ilaçlar da vardır, hekiminizle konuşun.

Önce kaygıyı mı, bağımlılığı mı tedavi etmeliyim?

En iyi sonuç ikisinin aynı anda, birbiriyle uyumlu bir planla ele alınmasıyla alınır.

Kaygı ve bağımlılık alanında çalışan uzmanlar için İstanbul psikologları listesini inceleyebilirsiniz.

İstanbul Psikolog Bul

İstanbul'un 39 ilçesinde psikolog bulun.

Psikolog Bul

Psikologlar için

Psikolog musunuz? Rehbere eklenin

İlçenizde sizi arayan danışanlara görünür olun. Paketleri inceleyin, kayıt formunu doldurun.

Psikolog Bul