Alkolün Ruh Sağlığına Etkileri: Kaygı, Depresyon, Uyku ve Hafıza
Alkol ruh sağlığını nasıl etkiler? Kaygı ve depresyonla ilişkisi, uyku kalitesi, hafıza kayıpları, öfke ve dürtüsellik, bırakınca ruh halinin iyileşmesi.
Devamını oku
Kısa cevap: Kaygı bozukluğu yaşayan pek çok kişi, gerginliği yatıştırmak için alkol, esrar ya da sakinleştirici ilaçlara yönelir. Kısa vadede rahatlama sağlayan bu yol, uzun vadede kaygıyı artırır ve bağımlılığa zemin hazırlar. Kaygı ve bağımlılık birlikte değerlendirilip birlikte tedavi edildiğinde iyileşme şansı belirgin biçimde artar.
“İki kadeh içince ancak rahatlıyorum”, “Akşamları sakinleşmek için kullanıyorum”, “İnsan içine çıkmadan önce bir şey almam lazım”. Bu cümleler, kaygı ile madde kullanımının nasıl iç içe geçtiğini gösterir. Bu yazıda bu döngünün nasıl oluştuğunu ve nasıl kırılabileceğini anlatıyoruz.
Kaygı bozuklukları, toplumda en sık görülen ruhsal sorunlar arasındadır. Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde madde kullanım sorunları daha sık görülür. Bunun en önemli nedeni, bazı maddelerin kısa sürede kaygıyı bastırmasıdır. Beyin bu hızlı rahatlamayı ödül olarak kaydeder ve kişi her gerginlikte aynı yola başvurmayı öğrenir.
Alkol ve sakinleştiriciler ilk saatlerde gerginliği azaltır. Ancak etkileri geçtikçe beyin dengesini yeniden kurmaya çalışır ve bu kez kaygı eskisinden daha yoğun döner. Ertesi gün yaşanan huzursuzluk, kalp çarpıntısı ve uykusuzluk, kişiyi tekrar kullanmaya iter. Zamanla aynı rahatlamayı sağlamak için daha fazla madde gerekir ve kaygı giderek artar. Bu döngü, kaygının asıl nedenlerinin hiç ele alınmamasına da yol açar.
Madde kullanımı sürerken ya da bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda yaşanan kaygının ne kadarının maddeye, ne kadarının altta yatan bir kaygı bozukluğuna bağlı olduğunu ayırt etmek zordur. Uzmanlar genellikle kişinin bir süre maddesiz kalmasını ve belirtilerin seyrini izlemeyi önerir. Kaygı belirtileri maddesiz geçen haftalara rağmen sürüyorsa, ayrı bir kaygı bozukluğu olasılığı güçlenir.
Kaygı ve bağımlılık birlikte olduğunda iki sorunun da aynı anda ele alınması gerekir. Sadece maddeyi bırakmaya odaklanıp kaygıyı tedavisiz bırakmak, nüks riskini artırır. Tedavi planı genellikle şunları içerir:
Sosyal kaygı yaşayan kişiler özellikle toplantı, düğün ya da iş yemeği gibi ortamlarda alkole yaslanabilir. “Ancak içince konuşabiliyorum” düşüncesi zamanla sosyal ortamları alkolsüz düşünülemez hale getirir. Terapide bu inanç sorgulanır ve kişi küçük adımlarla alkolsüz sosyal deneyimler biriktirir.
Kaygınızı yönetmek için düzenli olarak bir maddeye ihtiyaç duyduğunuzu fark ediyorsanız, kullanmadığınız günlerde kaygınız belirgin şekilde artıyorsa ya da miktarı artırmanız gerekiyorsa bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiştir. Ücretsiz danışmanlık için Yeşilay’ın 115 hattı da bir başlangıç noktasıdır.
Kısa süreli rahatlatabilir ama etkisi geçince kaygıyı artırır ve düzenli kullanımda kaygı bozukluğunu derinleştirir.
Bazı sakinleştiriciler bağımlılık yapabilir; ancak kaygı tedavisinde bağımlılık riski taşımayan ilaçlar da vardır, hekiminizle konuşun.
En iyi sonuç ikisinin aynı anda, birbiriyle uyumlu bir planla ele alınmasıyla alınır.
Kaygı ve bağımlılık alanında çalışan uzmanlar için İstanbul psikologları listesini inceleyebilirsiniz.

Alkol ruh sağlığını nasıl etkiler? Kaygı ve depresyonla ilişkisi, uyku kalitesi, hafıza kayıpları, öfke ve dürtüsellik, bırakınca ruh halinin iyileşmesi.
Devamını oku
Nomofobi nedir? Telefonsuz kalma korkusunun belirtileri, telefon bağımlılığıyla ilişkisi, nedenleri, kendini test etme ve telefon kullanımını dengelemenin yolları.
Devamını oku
Esrarı bırakmak isteyenler için rehber: bırakma planı, ilk haftalarda yoksunluk, uyku sorunları, aşermeyle baş etme, tetikleyiciler ve psikolojik destek.
Devamını okuPsikologlar için
İlçenizde sizi arayan danışanlara görünür olun. Paketleri inceleyin, kayıt formunu doldurun.