Bağımlılıkta Utanç ve Damgalanma: Yardım İstemenin Önündeki Engel
Bağımlılıkta utanç ve damgalanma neden tedaviyi geciktirir? Toplumsal önyargılar, içselleştirilmiş utanç, dilin önemi ve öz şefkatle iyileşme.
Devamını oku
Kısa cevap: Kaygı ve uykusuzluk için kullanılan bazı sakinleştirici ilaçlar, özellikle haftalar ya da aylar boyunca düzenli kullanıldığında bağımlılık yapabilir. Tolerans, dozu artırma isteği ve ilaç alınmadığında artan kaygı önemli işaretlerdir. Bu ilaçlar asla aniden bırakılmamalı; hekim eşliğinde, yavaş yavaş azaltılmalıdır. Psikoterapi bu süreci çok kolaylaştırır.
“Sadece uyuyabilmek için alıyorum”, “Doktor yazdı, bağımlılık olmaz”. Sakinleştirici ilaç bağımlılığı çoğu zaman böyle masum cümlelerle başlar ve fark edilmeden ilerler. Bu yazıda bu bağımlılığın nasıl geliştiğini ve güvenli şekilde nasıl bırakılabileceğini anlatıyoruz.
Kaygı, panik ve uykusuzluk tedavisinde kısa süreli kullanılmak üzere yazılan benzodiazepin grubu ilaçlar ve benzer etkili bazı uyku ilaçları, uzun süreli kullanımda bağımlılık riski taşır. Bu ilaçlar doğru kullanıldığında çok faydalıdır; sorun genellikle sürenin uzaması, dozun artırılması ya da hekim kontrolü dışında kullanımıyla ortaya çıkar.
Bu ilaçlar beyindeki sakinleştirici sistemi güçlendirir. Düzenli kullanımda beyin bu desteğe alışır ve kendi sakinleşme kapasitesini azaltır. Kişi aynı rahatlamayı hissetmek için daha yüksek doza ihtiyaç duyar. İlaç alınmadığında ise kaygı ve uykusuzluk eskisinden de yoğun döner. Bu durum, kişinin “ilacı bırakırsam asla uyuyamam” diye düşünmesine yol açar.
Uzun süre kullanılan sakinleştiricilerin aniden kesilmesi; şiddetli kaygı, uykusuzluk, titreme, terleme, çarpıntı, ışık ve sese aşırı duyarlılık ve bazı durumlarda nöbet gibi ciddi belirtilere yol açabilir. Bu nedenle bu ilaçlar asla kendi kendine bırakılmamalıdır. Hekim, kullanım süresine ve doza göre kişiye özel, kademeli bir azaltma planı hazırlar. Bu süreç haftalar ya da aylar sürebilir.
İlaç azaltılırken kaygı ve uykusuzluk geçici olarak artabilir. Psikoterapi bu dönemde:
Araştırmalar, kademeli azaltma ile bilişsel davranışçı terapinin birlikte uygulandığı durumlarda başarı oranının belirgin şekilde arttığını gösteriyor.
Sakinleştirici ilaçları alkolle birlikte kullanmak çok tehlikelidir. İkisi de solunumu ve bilinci baskılar; birlikte alındığında bu etki katlanır ve hayati risk oluşturabilir. Yaşlı bireylerde ise düşme ve unutkanlık riski artar.
İlacınızı önerilenden uzun süredir kullanıyorsanız, dozu artırma ihtiyacı hissediyorsanız ya da bırakmayı düşünüyorsanız, önce ilacı yazan hekiminizle konuşun. Azaltma sürecinde bir psikologdan destek almak bu yolculuğu kolaylaştırır. Ücretsiz danışmanlık için Yeşilay’ın 115 hattı da bir seçenektir. Nöbet, bilinç bulanıklığı ya da aşırı doz şüphesinde 112’yi arayın.
Bazı sakinleştiriciler uzun süre kullanıldığında bağımlılık yapabilir; bu yüzden hekiminizin önerdiği süre ve doza uymanız önemlidir.
Kademeli azaltmada genellikle geçicidir; uyku için bilişsel davranışçı terapi bu dönemi çok kolaylaştırır.
Evet, psikoterapi ve bağımlılık riski taşımayan bazı ilaçlar kaygı tedavisinde etkilidir; seçenekleri hekiminizle konuşun.
Kaygı ve bağımlılık alanında çalışan uzmanlar için İstanbul psikologları listesini inceleyebilirsiniz.

Bağımlılıkta utanç ve damgalanma neden tedaviyi geciktirir? Toplumsal önyargılar, içselleştirilmiş utanç, dilin önemi ve öz şefkatle iyileşme.
Devamını oku
Opioid bağımlılığı nasıl gelişir? Ağrı kesicilerden bağımlılığa giden yol, yoksunluk, aşırı doz riski, ilaç destekli tedavi ve psikoterapinin rolü.
Devamını oku
Madde bırakıldığında yaşanan yoksunluk belirtileri nelerdir? İlk haftalarda ruh hali, uyku ve kaygı; hekim gözetiminin önemi ve psikolojik desteğin katkısı.
Devamını okuPsikologlar için
İlçenizde sizi arayan danışanlara görünür olun. Paketleri inceleyin, kayıt formunu doldurun.